Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre, İsrail işgal güçleri (IOF) Gazze’nin güneyinde 15 Filistinli sağlık görevlisi ve kurtarma çalışanını infaz etti. Katliam 23 Mart’ta, İsrail’in Mısır sınırı yakınlarındaki Refah’ta yeni bir saldırı başlatmasından bir gün sonra meydana geldi. Filistin Kızılay Derneği ve sivil savunma ekipleri, İsrail ateşi altında kaldılar. Bir kurbanın infaz edilmeden önce gözaltına alındığını, cesedinin daha sonra elleri bağlı olarak bulunduğu açıklandı
Aralarında bir Birleşmiş Milletler çalışanının da bulunduğu kurbanlar daha sonra Refah’ın Tel Al-Sultan bölgesinde bir toplu mezara gömüldü.
Katliam 23 Mart’ta, İsrail’in Mısır sınırı yakınlarındaki Refah’ta yeni bir saldırı başlatmasından bir gün sonra meydana geldi. Filistin Kızılay Derneği (PRCS) ve sivil savunma ekipleri, daha önce vurulan meslektaşlarını kurtarmak için bir görev yürütürken İsrail ateşi altında kaldılar.
OCHA, İsrail askerlerinin açıkça işaretlenmiş ambulansları sistematik olarak hedef aldığını ve teker teker vurduğunu bildirdi.
Filistin Kızılay Derneği ‘den üst düzey bir yetkili, bir kurbanın infaz edilmeden önce gözaltına alındığını, cesedinin daha sonra elleri bağlı olarak bulunduğunu açıkladı. Bir başka kurtarma görevlisinin akıbeti ise bilinmiyor.
Cesetleri Toplandı ve Toplu Mezara Kondular
OCHA’nın Filistin’deki başkanı Jonathan Whittall, video açıklamasında üzücü bir anlatım yaptı: “Sağlık görevlileri ve sivil savunma çalışanları teker teker vuruldu. Cesetleri toplandı ve bu toplu mezara gömüldü. Onları üniformaları ve eldivenleriyle çıkarıyoruz. Hayat kurtarmak için buradaydılar. Bunun yerine toplu bir mezara gömüldüler.”
Whittall’a göre İsrail güçleri cesetlerin arasına ambulansları, bir BM aracı ve bir itfaiye aracının yanı sıra bir buldozer de soktu.
Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, ölenler arasında bir BM çalışanının da bulunduğunu doğruladı. Lazzarini cinayetleri “insanlık onurunun derin bir ihlali” olarak nitelendirerek kınadı.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) olayı 2017’den bu yana Kızılay personeline yönelik en ölümcül saldırı olarak nitelendirdi. IFRC Genel Sekreteri Jagan Chapagain yıkımını dile getirerek şunları söyledi: “Kalbim kırıldı. Bu özverili ambulans çalışanları yaralı insanlara müdahale ediyordu. Onlar insani yardımseverlerdi. Onları koruması gereken amblemler takıyorlardı; ambulansları açıkça işaretlenmişti.”
İsrail Şüpheli Şekilde İlerleyen Araçları Vurduklarını İddia Etti
Ancak İsrail, askerlerinin “aktif bir çatışma bölgesinde” farları ya da acil durum sinyalleri olmadan “şüpheli bir şekilde ilerleyen” araçlara ateş açtığını ileri sürerek eylemlerini savundu.
Ordu ayrıca Filistin Kızılay Derneği ‘nin hareketlerini İsrail kuvvetleriyle koordine etmediğini iddia etti.
Buna karşılık, Filistin Kızılay Derneği İsrail’in gerekçelerini kategorik olarak reddederek Tel Al-Sultan’ın hareketin önceden koordinasyon gerektirmediği güvenli bir bölge olarak belirlendiği konusunda ısrar etti.
Örgüt ayrıca İsrail güçlerini kurtarma çalışmalarını engellemekle suçlayarak cesetlerin alınmasının günlerce gecikmesine neden oldu. Cesetler nihayet çıkarıldığında, bazılarında çürüme belirtileri görülürken, diğerlerinin üst vücutlarında kurşun yaraları vardı.
Sağlık Sistemine Yönelik Bir Başka Saldırı
Bu sağlık çalışanlarının infazı, Gazze’nin kuşatılmış sağlık sistemine yönelik bir başka saldırıya işaret ediyor. Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçlerinin 1.060’dan fazla sağlık çalışanını öldürdüğü ve kuşatma altındaki bölgede düzinelerce hastane ve sağlık tesisini sistematik olarak ortadan kaldırdığı bildirildi.
Whittall sert bir kınama konuşması yaparak şunları söyledi: “Burada yaşananlar tam bir dehşet. Böyle bir şey asla olmamalı. Sağlık çalışanları asla hedef olmamalıdır.”
Olayla ilgili uluslararası öfke büyürken, insani yardım kuruluşları hesap verebilirlik ve Gazze’deki sağlık personeli ve tesislerine yönelik saldırılara derhal son verilmesi çağrısında bulunmaya devam ediyor (Days Of Palastine)