Ekrem İmamoğlu darbesine yönelik protesto eylemleri ivmesi düşerek de olsa sürerken gözaltı ve tutuklamalar da devam ediyor. Son bir haftada 300’ün üzerinde gösterici tutuklandı. Tutuklananlar arasında Eksik Parça yayınevinde editör olarak çalışan Anarşist editör ve çevirmen Kürşat Kızıltuğ da var. Kızıltuğun Saraçhane mitinglerine katıldığı için tutuklandığını açıklayan yayınevi protestonun Anayasal hak olduğuna vurgu yaparak buruk bayram kutladıklarını açıkladı.
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası tüm yurtta başlayan protestolar ivmesini yitirmekle beraber sürüyor. Polis tüm bu süreçte protesto yürüyüşlerine katılanları eylem esnasında, eylem sonrası ev baskınlarıyla gözaltına aldı. Gözaltına alınanların bazıları da daha sonra tutuklandı. Tutuklananlardan biri de Anarşist yazar ve editör Kürşat Kızıltuğ’du. Kürşat Kızıltuğ CHP’nin düzenlediği Saraçhane mitinglerine katıldığı için 6 gün önce tutuklandı. Diğer Silivri tutsakları gibi hakkında iddianame hazırlanıp yargılanmayı bekliyor. Bu arada aralarında Kızıltuğun ’da olduğu Silivri tutsaklarının özgürlüğüne kavuşması için de hukuki yollardan bir mücadele veriliyor.

Kürşat’ın da Aramızda Olduğu Bayram Düşlüyoruz
Bu ara da Eksik Parça yayınevinin editörlerinden Kürşat Kızıltuğun tutuklanması ile ilgili Yayınevinden bir açıklama yapıldı açıklama da Kızıltuğun Anayasal hakkını kullandığı halde keyfi olarak tutuklandığı ifade edildi. Açıklama Şöyle “Herkese iyi bayramlar! Eksik Parça ailesi olarak bu bayramı ne yazık ki buruk geçiriyoruz. Değerli iş arkadaşımız, editörümüz Kürşad Kızıltuğ, anayasal hakkı olan barışçıl gösteri özgürlüğünü kullanarak katıldığı Saraçhane eylemleri gerekçe gösterilerek, 6 gündür hukuksuz bir şekilde Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.
Kürşad’ın da aramızda olduğu bir bayramı düşlüyoruz. Fikirlerin özgürce ifade edilebildiği, düşüncelerin yargılanmadığı bir Türkiye hayal ediyoruz.
Mesleğine ve ilkelerine bağlılığıyla tanıdığımız Kürşad’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşması için hukuki süreci yakından takip ediyor, dayanışma içinde olmaya devam ediyoruz.
Bu bayramda içimiz buruk ama umudumuz diri. Çünkü biliyoruz ki hakikat, eninde sonunda kendine bir yol bulur.”
Çevirileri de Bulunuyor
Kürşat Kızıltuğ Türkiye’nin İlk Akademik Post Anarşist Siyahi ile editörlük mesleğine adım atmıştı. Ayrıntı Yayınları tarafından yayınlanan Post Anarşist Teorisyen Saul Newman’ın Bakuninden Lacan’a Anti Otoriteryanizm ve İktidarın Altüst Oluşu kitabını çevirmişti.
Kızıltuğ Kendi blogu Kuzgun ’da HDP’nin seçimlere girip AKP’nin yenildiği seçimler öncesi Anarşistler olarak HDP ile birlikte çalışmayı ve seçimlerde oy kullanılması yönünde Anarşist düşünceye ters düşen yazılar yayınlamıştı. Tutuklanmadan önce de Laiklik için mücadele verilmesini öneren bir yazı yazmıştı.

Laiklik Savunusu Yaparak İttifaklar Kurulmasını Önermişti
Yazı şöyle “”Laikliğin savunulmasının 25 yıldır Kemalistlere/CHP’ye, ‘endişeli modernlere’, ‘cumhuriyetçi teyzelere’ bırakılmasından sonra inşa edilmekte olan Türk-İslamcı faşizmin yeni epizotlarından ürküp şaşırmış gibi yapmanın artık pek bir anlamı yok. Gelmekte olan geliyorum diyordu! Gitmekte olan ise hepimizin ortak sorunu, çünkü hem siyasal alan ortadan kalkacak hem gündelik hayatın her yönü artarak sıkı denetime tabi olacak. Tam da bu yüzden, seküler bir cumhuriyetten azına devlet karşıtı anarşistler bile razı olamaz. Otoriterleşmenin yükselişe geçtiği bir siyasal sistemde en temel sivil hakları ve parlamenter demokrasiyi savunmak dahi radikal bir siyaset haline geliyorsa, şimdi cumhuriyeti savunmak da radikal bir siyaset haline geliyor demektir. Bundan kastettiğim cumhuriyet altın çağı nostaljisi yaşayanların kafasındaki asimilasyonist otoriter cumhuriyet değil. Ancak gelmekte olan onu bile aratacak.

Post-Modern Hilafet İlan Edilecek
Bu nedenle, daha büyük “devrimci” soyut hedeflerle güncel acil sorunların da tamamı, bu beğenmediğimiz birinci cumhuriyetin az çok oluşturduğu laik siyasal sistemin sürdürülmesine bağlı. Onu aşabilecek bir siyasal mücadele de ancak o zeminde olanaklı. Korkmaya gerek yok, böyle bir problem etrafında ittifaklar kurmak kimseyi Kemalist yapmaz. Liberal, Leninist, anarşist, Maoist, feminist, ekolojist, çevreci, sosyal demokrat, sosyalist, nihilist, vs. aralarındaki farkların önemi azalıyor. Eğer kendi ideolojik saflığına takıntılı muhalif tarzlar devam edecek olur da Kemalistleşme korkusundan yerlerimizde çakılıp kalır ve doğru ittifaklar yaratamazsak, muhtemelen postmodern bir Hilafet’in ilanının ardından, aşağı yukarı 10-15 yıl kadar sürecek bir karanlık tünele girmeden evvel son bir kez daha görüşürüz.
Yapılamayacağını sandığımız her şeyi bir bir yapıyorlar. İnanmak için başka ne görmek gerekiyor?”